Bitmeyen yağmur...

Birgün yağmur yağmaya başladı ve altı ay boyunca durmadı (Forest Gump)

Sanki ben Forest' mışım ve birileri bana; "koş forest koş" diyecekmiş, bunun akabinde güneşli ülkelere doğru durmak bilmeyen bir koşuya başlayacakmışım gibi geliyor..
Ama ve lakin yağmur durmuyor, durmuyor ve durmuyor!

Memleketim Trabzon'un Tonya ilçesinden alışkınım aslında yağmura. Bizim oralarda hava genelde kapalıdır.
İlçemizin denizden yüksekliğinden mütevellit denizden gelen sis tabakası evimizin içine kadar girer, sözün özü hava yılın büyük bölümünde sisli,puslu ve ıslaktır.
Ama şakır şakır yağmur yağmadığı için günlük hayatımızı sürdürürüz.
Lakin burada iki ay boyunca hergün bardaktan boşalırcasına yağmur yağdığı içün insanın uyumaktan başka istediği olmuyor.
Günün belli olmayan(!) saatlerinde gökyüzünde beliren güneşe aldanıp kendini dışarı atanların vay haline! Zira dışarı çıktıntan tahminen 15 dk sonra sucuk gibi ıslanmış şekilde eve gerisin geri dönmeniz kuvvetle muhtemel :)
"Ben ki , 21 yaşıma kadar rutubete, sulu havalara doymuş bir insanım, reva mı bu bana" diyesim geliyor, sonra "isyan etme ruhum beterin beteri var" diyip susuyorum :)

Bunca yağmurdan sonra, neyse ki güneşli günler yakın!
Tiran kış aylarında hiç kar yüzü görmezken, ilkbahar mevsiminde bolll yağmur alıyor!
En çok da bu ara :)
Sanırım sürekli yağmurların sonuna geldik, hava durumuna göre yarın hava kısmen güneşli, haftasonu ise daha çok güneşli :)
Bundan sonra Temmuz'a kadar sürekli olmayan ama aniden bastırıp aniden kaybolan yağmurlar zamanı, bunun için gökyüzünde bir tane bulut olmasa bile çantamızda bir adet şemsiye bulunduruyoruz, çünkü biliyoruz ki Tiran'ın insanları gibi havası da ayarsız :)

Şimdilik Balkanlardan hava tahmin raporumuzun sonuna geldik, ne diyordu hava durumunu sunan abla; "Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız güzel olsun" :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder