Umut!

Bir umuttu yaşamak
savaşın gölgesinde..
Sabah erken kalkıp "keşke haftasonu olsa" diye söylenmek,
yine de yola düşmek, okul yoluna,
ya da herhangi bir yola düşmek, düşebilmek.
Bir umuttu nefes almak,
patlayan bombanın sıcaklığı ensende,
kardeşlerinle kavga etmek;
paylaşılamayan bir şey üzerine,
çikolata olabilir mesela, ya da oyuncak,
velhasıl hayatla ilgili bir şeyler üzerine.
Bir umuttu büyümek;
annenin eteğinde, babanın omuzunda,
yeşil kocaman bir çayır,
yuvarlanmak miden bulanana kadar,
sonra koşmak,rüzgar dudaklarını morartana kadar,
ayakların yorulup düşene kadar..
Sonra eve dönmek bir umuttu..
Sıcak çorbanın dumanı tüter,
Annen "elini yıka yavrum" der..
Yemek yiyebilmek bir umuttu...
Kim aç kim tok hesap etmeden, kaşığı tabağa sallamak,
Kimsenin gözüne bakmadan karnını doyurmak..
Hep umuttu yorgun ama huzurlu yatağa girmek,
Belki yer yatağında, kardeşlerinle sokula sokula gülüşerek uyumak..
Uyumak hayaldi, umuttu...
Yaşamak bize hep umuttu!





2 yorum:

  1. Merhabalar,
    Bloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))

    YanıtlaSil